Dijital Medya Gazetecilik İçin Bir Fırsat Mı Tehdit Mi?

Çağımız artık geleneksel medyadan uzaklaşıp, dijital medyaya doğru evrilmekte. Bu süreçte  yaşamımızı son derece kolaylaştıran ve bizlerin vakit sıkıntısına derman olan dijital medyanın geleneksel medyayı yeneceği tartışması aldı başını gitti. Gerçekten dijital medya geleneksel medyayı yendi mi? Yoksa dijital medya geleneksel medyaya ek bir mecra mı ? İşte bu ve vb.sorulara cevap olabilmek adına, Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim  üyesi Doç.Dr.Aslıhan Ardıç Çobaner ile yeni medya ve geleneksel medyayı konuştuk. 

Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Doç.Dr.Aslıhan Ardıç Çobaner

İlk olarak yeni medya kavramını ele alalım.Birden çok bilgiye, çok hızlı bir şekilde erişebiliyoruz.Tabi bunun yanında eksik,yanlış bilgiler de olabiliyor. Yeni medya bizim için sınırsız bilgi, sınırsız imkanlar sunuyor mu?

Evet böyle bir söylem var. Sınırsız imkanlar söylemi  arkasından devasa  kuramsal bir anlayışı da besliyor aslında. Buna biz enformasyon kuramı ya da bilgi kuramı diyoruz. Bu yaklaşıma en son internetin de eklenmesiyle birlikte artık bilginin sınırsız erişilebilir olduğu kişiden kişiye toplumdan topluma aktarılabilir bir gücünün olduğu söylemiyle birleşen bir şey. İnternet başlarda böyle bir toz pembe hayal yaratmıştı. Ama bugün yaşadığımız gelişmeler bunun da beklenen gelişme olmadığını gösteriyor. O da kendi içerisinde mücadelelerin olduğu bir alan. Yani internette bu tozpembe bakış açısını da  değiştirmemiz gerekiyor.

Dijital medyayı zamana uyum sağlamış alternatif bir oluşum olarak mı görmek gerekiyor? Yoksa geleneksel medyacılığın önüne set koyan bir yeni mecra olarak mı?

Genel olarak karşılaştığımız söylem bu aslında. Son 10 yıla baktığımızda internet geleneksel yayıncılık üzerine bir tehdit olarak algılanmaktadır. İşte basılı gazetelerin yok olacağı, bir süre sonra gazetelerin kapanacağı, gazetecilerin işsiz kalacağı vb.bir sürü söylemle karşı karşıyayız. Buna yönelik somut adımların olduğunu da inkar edemeyiz ama bu şu şekilde algılanmamalı. Yani geleneksel gazetecilik anlayışı yok oldu. Ben böyle bir yok olma durumu görmüyorum. Sadece geleneksel gazeteciliğin yapılacağı bir mecra daha eklendi. Bu alan bence geleneksel gazeteciliği zenginleştirecek, büyütecek, güçlendirecek bir alan. Biz gazeteciler gazetecilik adına bugüne kadar bildiğimiz, öğrendiğimiz, önem verdiğimiz tüm değerleri alıp bu yeni alanda, yeni mecrada kullanmalıyız.

Gazetecilik ve habercilik kültürünün sosyal medyadan etkilendiğini düşünüyor musunuz?

İnternet basınından, internet gazeteciliğinden ayrı bir şey olarak sosyal medya,  gazeteciliği besleyecek yeni bir alan olabilir. Sosyal medya gazeteciliği gazetecilerin sosyal medyayı aktif kullanabilmeleri, daha çok kaynağa  ve bilgiye hızlıca ulaşabilmeleri, kendi yaptığı içerikleri okuyucularına ulaştırabilecekleri bir kanal olabilir. Tüm güvenilirlik endişelerine rağmen sosyal medyanın gazetecilerin hem  okuyucu ile etkileşebilecekleri hem de beslenebilecekleri bir alan olarak habercilik kültürünü çok etkilediğini ve etkimeye devam edeceğini  düşünüyorum.

İnternet, sosyal medya  herkesin istediğini söyleyebildiği, yazabildiği bir mecra.Bununla alakalı yasal düzenlemeler de yapılmaya başlandı.Bunun çok sakıncalı yanları da var,faydalı yanları da.Bu durum hak haberciliği açısından nasıl değerlendirilebilir?

Bu önemli bir sorun alanı olarak karşımızda duruyor. Bu konuda sosyal medyada çeşitli doğrulama araçlarını geliştirmeye yönelik çabalarının olduğunu biliyoruz. Bu bilgi kirliliği ve denetimsizlik aynı zamanda hükümetlerin bu alana baskı kurmasına da bir gerekçe oluşturabiliyor. Ama biz okuyucu cephesinden baktığımızda, kendimize ‘bizler bu karmaşanın içerisinde  nasıl bir çıkış yolu bulabiliriz?’ sorusunu sorabiliriz. Burada bir kere güvenilir kaynakların ve  güvenilir alanların yaratılması gerekiyor.  Bu alanlar/platformlar hem okuyucuyu güçlendirerek/bilinçlendirerek  okuyucunun da haber takip ettiği alanları, kaynakları ,siteleri  Doğrulayabilmesini sağlayabilir. Ancak hem gazeteciler  hem de okuyucular hepsi bir arada çalışırsa bu alanda bir düzelme görebiliriz.

Neredeyse tüm dünyada birçok basılı yayın organı olan gazetenin baskıya son verip sadece internette yayın yapmaya başladığını görüyoruz. Siz gazeteyi tercih edenlerden mi yanasınız? Yoksa internet haberciliğinden mi?

Bu soruya 10 yıl önce falan cevap vermiş olsaydım basılı gazete derdim. Ama bu süreç içerisinde zaten gazete okuma alışkanlıklarımız da kendiliğinden değişti. İnternetin getirdiği habercilik o kadar cazip ki iste istemez internete yöneldik. Ama bu gazete okumadığımız anlamına gelmiyor.Ben bilgisayarımdan birçok gazeteyi takip ediyorum.

Haber sitelerinden bir yenisi olan Bölge Muhabirliği Projesi’nin “haberin yerelden merkeze olan eksikliğini” giderebileceğini düşünüyor musunuz?

Ben bu projeyi ilk duyduğumda çok heyecanlandım. Yıllarca hayatını eğitimini  büyükşehirde geçirmiş birisi olarak söylüyorum; yerel medya ilgi ve çalışma alanım içerisinde değildi.. Ama yerelde çalışmaya başladıktan sonra, yerel medyayı merak ettim ve  yerel medyanın kent ve yurttaşlık için önemini kavradım. Projeyi; hem yerel medyayı, hem de internet basını gibi bir dinamiği birleştirebilmesi açısından önemli görüyorum.  Ayrıca iletişim fakültelerindeki öğrencileri bu sürecin içine katması ve haber akışını bu sayede sağlamayı amaçlaması açısından da  çok önemli olduğunu düşünüyorum. O anlamda gerçekten beni heyecanlandıran projelerden birisi. İçinde olmak, parçası olmak noktasında hani böyle içimde hafiften kıskançlık duyabileceğim bir şey olarak düşünüyorum. Duyuru bana ulaştığında, ben de odama gelen görüştüğüm birçok arkadaşınıza bu konuda bilgi verdim. Buradan bir katkı olabilir mi? diye bölüm başkanına bizzat mail gönderdim.  Benim için sürpriz oldu senin projede oluyor olduğunu öğrenmem. Okulumuz adına buradan senin oraya katkı sunabilmen, bir parçası olabilmen beni mutlu etti. Sayfayı da inceledim. Gayet güzel bir akış söz konusu. Bölgeden haberler alabiliyoruz, görebiliyoruz. Biz de burada bir sürü haber üretiyoruz. Bunların da bir şekilde katkı sunabileceği bir alan. Üstelik sonrası için de sizi profesyonel yaşama hazırlayabilecek, onun araçlarını da yaratmayı düşünen, planlayan bir oluşum olması nedeniyle önemli olduğunu düşünüyorum. Bu vesile ile projeyi hayata geçiren, emek veren tüm arkadaşlarına ve hocalarınıza teşekkür etmek isterim.

Muhabir

Pınar Kızıltaş (Mersin Üniversitesi Gazetecilik Bölümü Öğrencisi. OHO 2017 Katılımcısı.)

Diğer Haberler: https://www.bolgemuhabirligi.com/goz-merkezciliginde-kadin-bedeni/

https://www.bolgemuhabirligi.com/mersin-sebze-halinde-bir-gun/

http://www.bolgemuhabirligi.com/turkiyede-nufus/

http://www.bolgemuhabirligi.com/mersinde-yasayan-son-yorukler-sarikecililer/

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.