‘Hasankeyf Yüzünü Bile Hatırlamadığım Annemin Kendisidir’

BATMAN-Dicle Nehri boyunca uzanan ve her yanından iş makinalarının  seslerinin  yankılandığı tarihi Hasankeyf ilçesinin AYM (Anayasa Mahkemesi) kararı ile sular altında kalacak olması yerel halk tarafından üzüntüyle karşılandı.

DSİ (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) tarafından yapımı devam eden Ilısu Barajı ile birlikte son olarak çıkarılan AYM kararıyla Batman’ın Hasankeyf ilçesinin sular altında kalacak. Eski Hasankeyf ilçesinin ve tarihi yapıların, inşaatı bitme aşamasında olan yeni Hasankeyf’e taşınacak olması ise yerel halkın tepkisine neden oldu. Yerel halk, “Kimisi asırlardır kimisi ise yarım asırdır bu topraklar altında. Onların bu topraklardan çıkartılıp başka yerlere nakil edilmesine yüreğimiz el vermiyor” diyor.

“Topraklarımı Terk Etmeyeceğim”

Henüz 8 yaşındayken yüzünü dahi hatırlamadığı annesini kaybetmesi nedeniyle evlendirilen Sebahat Öztürk, ” Ben sekiz yaşındayken annem hayatını kaybetti. Bu nedenle bana bakacak kimse kalmayınca beni 8 yaşında evlendirdiler. O zamandan beri babamı ve benden sonra evlendiğini duyduğum iki eşini dahi görmedim. Şu an nerelerdeler ve ne yapıyorlar bilmiyorum. 8 yaşımdan bu yana Hasankeyf’te yaşıyorum. 4 tane çocuğum var ve bizi buradan çıkarana kadar topraklarımı terk etmeyeceğim” diye konuştu.

“Annemi Benden Tamamen Ayıracak”

“Yeni yerleşim yeri olan Hasankeyf’e hayvanlarımızı götüremeyeceğimizi öğrendim. Ama ben hayvanlarım olmadan, her sabah yanlarına gidip de onlarla dertleşemeden yaşayamam. Şu an yanımda 4 yaşındaki kızım Hacer ile günün büyük bir çoğunluğunu bu tarihi kalelere bakarak geçiriyoruz. Çoğu kez bu kayalara bakıp bakıp yüzünü dahi hatırlayamadığım annemi düşünüyorum. Eğer Hasankeyf gerçekten sular altında kalacaksa, annemi de benden tamamen ayıracak. Hasankeyf yüzünü bile hatırlamadığım annemin kendisidir. Onu bırakacak olmak düşüncesi yüreğimi acıtıyor.”

“İki Odalı Evim Batman’daki Saraylara Bedel”

Dicle’nin kıyısında oturup, asırlardır hiçbir imparatoluğa boyun eğmemiş, her köşesinde oyulmuş mağaralara, Hasankeyf’e dalgın dalgın bakan Gülizer Ana (Tapkan), “15 yaşında Hasankeyf’e gelin geldim ve 55 yaşımdayım, kendimi bildim bileli buralardayım. Oğlum, kızım ve 110 yaşındaki kaynanam ile birlikte burada yaşıyorum. Bu nehirin akışını görmeden, elimi daldırıp yüzümü yıkamadan yaşayamıyorum. Tüm evlatlarım Batman’a taşındı ama ben buraları bırakıp da gidemiyorum. Şehirlerdeki kalabalığı kaldıramıyorum. İki odalı bu evim Batman’daki saraylara bedel. Hasankeyf benim annem ve babam gibiydi, Dicle’nin kıyısında az gözyaşı dökmedim. Yeri geldi sırlarımı paylaştığım bu nehrin baraj suyu dizlerimize kadar yükselmeyene kadar burayı terk etmeyeceğim” diye konuştu.

“İş Makinalarını Gördükçe Gözlerim Yaşlarla Doluyor”

Henüz 16 yaşında lise öğrencisi olan Mehmet Salih İnalöz, Hasankeyf’i ziyaret eden yerli ve yabancı turistlere yaptığı rehberlik karşılığında aldığı harçlıkla ailesine ekonomik destek sağlamaya çalışıyor. İnalöz duyguları şöyle ifade etti: “16 yaşındayım ve burada dünyaya geldim. Ailemin 14 çocuğundan biriyim. Ailemin neredeyse hepsi ekonomik sıkıntılardan dolayı Batı’da çalışmaya gittiler. Maddi sıkıntılar ve Hasankeyf’in sular altında kalacak olması şehrin yavaş yavaş hayalet şehire dönmesine neden oldu. Hasankeyf yerelinde çalışan esnaflar çevre illerden gelen ziyaretçiler sayesinde az çok bir şeyler kazanıyor. Ama bu kazanç kıt kanaat geçinmelerine yetiyor. Şu anda Hasankeyf’in her yerinde inşaatlar devam ediyor. Hasankeyf’te sesi yankılanan iş makinalarını gördükçe gözlerim yaşlarla doluyor.” Hasankeyf’in sadece bir kara parçası olmadığını öyleyen İnalöz, Hasankeyf’in kendisi için bir baba ocağı olduğunu vurguladı.

 

Muhabir:

Adem Baran Fırat Üniversitesi, İletişim Fakültesi,Gazetecilik bölümü Öğrencisi

Diğer Haberleri ; http://www.bolgemuhabirligi.com/batmanda-bir-sanat-evi-tov/

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.