KKTC Seçimlerindeki Dönemsel Farklılıklar

İkiye bölünmüş bir ada olarak Kıbrıs adasının kuzeyindeki seçim ve yönetim sistemleri arasında, birçok alanda farklılıklar var. Seçimlerinde dünya tarihinde belki de hiç yaşanmayan olayları da yaşayan KKTC’li siyasiler ve adada gerçekleşen seçimler hakkında bilgi almak için Doğu Akdeniz Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Sözen’e sorduk.

1960 yılında iki toplumlu bir cumhuriyet kuruluyor. Daha sonra 63 ve 74 olayları yaşanıyor ve sonrasında savaş… Bunun akabinde ikiye ayrılan bir coğrafyadan bahsediyoruz. KKTC 1983 de kuruldu. 74 ve hatta 63’lerden itibaren iki toplum farklı kutuplara ayrıldığı için, Kıbrıs Türk toplumu da kendi içinde bir örgütlenmeye, bir organizasyona gitmiş ve kendi yönetimlerini ta 1960lı yıllardan itibaren kurmuştur. Rumlardan bağımsız olarak ilk genel seçimleri de 1976 yılında yapmıştır.

Seçimler Hakkında

Fotoğraf: Kıbrıs Haber Ajansı

Her 5 yılda bir seçime gidilir, kimi zaman erken seçimlerin yapıldığı oluyor. KKTC Meclisi 50 sandalyeli bir meclistir  ve minimum 26 vekil ile hükümet kurulabilir. KKTC’de Cumhurbaşkanı doğrudan halk tarafından seçilir.  Cumhurbaşkanı anayasal olarak bakıldığında semboliktir. Yürütme anayasaya göre cumhurbaşkanına ait değildir. Halk tarafından birebir seçilmesine rağmen, rejim parlamenter sisteme entegre olduğundan, yürütmenin başı kabinedir, hükümettir ve onun da başında başbakan vardır. Rum tarafında ise başkanlık sistemidir, yürütmenin başı cumhurbaşkanıdır.

Cumhurbaşkanın Konumu

Sözen, cumhurbaşkanın konumuna dair şunları söyledi: “Tabi tarihsel süreçlerin getirdiği bir olgu var, o da 1960 ve 70 yıllarından beridir halk tarafından seçilen cumhurbaşkanı uluslararası toplumun gözünde Kıbrıs Türk toplumunun lideri olarak görüldüğünden Kıbrıs müzakerelerini yürüten kişidir. Geçmişten günümüze kadar gelen cumhurbaşkanlarının unvanı, toplumlararası müzakerelerde cumhurbaşkanı değil toplum lideridir. Kıbrıs Rum tarafının lideri de cumhurbaşkanı olarak barış müzakerelerine oturmuyor, iki lider de toplum lideri sıfatı ile müzakerelerde yer alıyor. Güneydeki büyükelçiler ya da başka ülkelerin diplomatlarının tek resmi olarak görüştüğü kişi KKTC’de cumhurbaşkanıdır, yani onların gözündeki Kıbrıs Türk toplum lideridir. ”

Seçim Süreçlerindeki Farklılıklar

2003 ve 2018’de yapılan seçimleri karşılaştıran Sözen, 2003 seçimlerinde partilerin Kıbrıs meselesini ve çözüm müzakerelerini kampanyalarında en önde tuttuğunu söyledi.  Çünkü o dönemde Annan Planı müzakereleri nedeniyle önemli bir tarihsel süreçten geçiliyordu. Seçim kampanyalarına, broşürlere, sloganlara Kıbrıs meselesi damgasını vurmuştu. Sözen, bugünkü seçime baktığımız da örneğin, 7 Ocak 2018’de yapılan seçimde partilerin kampanyalarında çözüm müzakerelerine pek rastlanılmadığını belirtti.

 Karma Sistem Oy Sistemi

Karma sisteme “Daha demokratiktir.” diyen Sözen şöyle devam etti: “İnsanlara körü körüne bir partiye oy verme yerine alternatif seçenekler sunuyor, kendisini temsil edecek vekili partiden bağımsız bir şekilde birebir seçme şansı veriyor. Bizim seçim sistemimizde bir başka seçenek daha var. Bir partiye oy verirsiniz, sonra parti içerisindeki adaylar içerisinde de tercih yapabilirsiniz. Örnek vermek gerekirse, Gazimağusa bölgesinde 13 tane milletvekili adayı var, her partinin 13 vekil adayı arasında tikleme (işarteleme) usulü tercih yaparsınız, yani 1. sıradaki ya da 2. sıradaki adayı mecliste görmek istemiyorsanız 13. sıradaki adayı görmek isterseniz onu direkt olarak seçme hakkınız da var. Başka ülkelerde olduğu gibi önünüze gelenleri seçmek zorunda kalmıyorsunuz.” Çarşaf liste tercihiyle bölgesel değil, genel başarının öne çıktığını ifade eden Sözen, devamında şunları ekledi: “Daha önceki sistem bölgesel sistemdi, yani örneğin İskele bölgesinden 3.500 oyu alan seçilebiliyordu. 7 Ocak’ta uygulanan yeni seçim sisteminde çarşaf liste ile seçimlere girildiği için artık bölgeler önemini yitiriyor. Bir adayın seçilebilmesi için tüm bölgelerden oy alması gerekiyor. O nedenle oy oranları biraz daha yükselmiştir. KKTC’de seçim barajı %5’tir, bir parti ada genelinde %5 in altında oy alırsa, herhangi bir bölgeden %90’a yakın oy almış olsa bile parlamentoya vekil koyamaz.”

‘KKTC Tarihinde Unutulmayacak Bir Seçim Var’

“2013 seçimleri çok enteresandır” diyen Sözen şöyle devam etti: “Ulusal Birlik Partisi(UBP) birinci partiydi, hükümetteki partiydi, parti başkanı ise dönemin Başbakanı İrsen Küçük’tü. İrsen Küçük bu olanaklarla seçimlere gidiyor. Lefkoşa’dan bir numaraya oturuyor ve seçimlerde, adaylar arasındaki yerini alıyor. UBP seçmeni kendi başkanını, Başbakan olan kişiyi sandığa gömüyor. Küçük seçimi kaybediyor ve kendi arkasından, beşinci-altıncı sıradan aday olan kişiler kazanıyor; birinci sıradaki insanlar kaybedebiliyor. Bu bir partinin lideri dahi olsa fark etmiyor. İşte bu tercih oylarından ve karma oylardan dolayı KKTC halkı, birçok ülkedeki seçmene göre, sandığa gittiği zaman, daha güçlüdür” dedi.

Hasan DOĞAN

Bölge Muhabirliği Projesinin Genel Yayın yönetmeni

Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde Yeni Medya ve Gazetecilik okudu. DAÜ’de Yüksek Lisans Eğitimine devam etmektedir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.




This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.