Prof. Dr. Arzu Kihtir: İÜ Bölmek Köklü Kimliğimizi ve Tarihi Yok Etmek Demektir!

Üniversitelerin bölünmesi için Meclis komisyonunda kabul edilen tasarı başta İstanbul Üniversitesi olmak üzere birçok yerde hem hocalar hem de öğrencileri tarafından protesto ediliyor. Konuyla ilgili İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi İletişim Sosyolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Arzu Kihtir ile konuştuk. Kihtir, Üniverstelerin bölünmesinin eğitimi kalitesizleştireceğine ve köklü eğitim kurumlarını bölmenin bu kurumların tarihine saygısızlık olduğunu vurguladı.

Prof. Dr. Arzu Kihtir

Merhabalar hocam öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Merhaba…1992 yılında İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden birincilikle mezun oldum, 1995 yılında araştırma görevlisi olarak başladığım mesleğimde 2012’de Profesör oldum ve halen İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi İletişim Sosyolojisi Anabilim dalında öğretim üyesiyim. Öğrenciliğim ile birlikte, 30 yıllık bir İstanbul Üniversiteliyim.

Bize biraz İstanbul Üniversitesinin özelde İletişim Fakültesinin tarihinden bahsedebilir misiniz ?

İstanbul Üniversitesi Türkiye’nin ilk ve en köklü üniversitesidir, uluslararası çapta bilim adamları yetiştirmiş ve yetiştirmeye devam eden, dünya çapında tanınırlığı yüksek bir üniversitedir.İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi, 1950 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesine bağlı “Gazetecilik Enstitüsü” adıyla kurulan, alandaki ilk yüksek eğitim ve öğretim kurumudur.

İkinci Dünya Savaşından sonraki dönemde ülkemizde çok partili hayata geçilmesiyle birlikte basının da üzerindeki sorumluluğun arttığı bir dönemde enformasyonun gerek elde edilmesi, gerek olumlu ve etkili bir şekilde kullanılmasının; yetenekli, bilgili ve sorumlu bir gazeteci kitlesini gerektirdiği kanısı yaygınlaşmıştır. Bu gereğin yerine getirilmesinde ise bilimsel temellere dayalı, çağdaş bir eğitimin oynayacağı rolün önemi açıkça görünür olmuştur. İÜ Rektörü Ord. Prof. Dr. Sıddık Sami Onar Enstitünün kuruluşuna öncülikeden Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sedat Simavi’nin talebini Senato gündemine taşımıştır. Konuyu görüşen Üniversite Senatosu Hukuk, İktisat ve Edebiyat Fakültelerinin görüşlerine başvurmuştur. Bu fakültelerce kurulan özel komisyonların raporları incelendikten sonra, 1950 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesine bağlı olarak “Gazetecilik Enstitüsü” kurulmuştur.1992 yılı Temmuz ayında fakülte olan İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi 68 senedir İstanbul Üniversitesi bünyesinde eğitim öğretim faaliyetine devam etmektedir.

Üniversitelerin bölünmesi için hazırlanan kanun tasarısında başta ülkenin en köklü üniversitesi olan İstanbul Üniversitesi olmak üzere birçok üniversitenin bölünerek yeni açılacak olan üniversitelerin çatısı altına girmesi söz konusu, bu duruma ilişkin genel olarak neler söylemek istersiniz?

Geçtiğimiz hafta YÖK, eğitim öğretim faaliyetini özveri ile gerçekleştiren akademik camiaya fikir sormadan, akademik camiayı bilgilendirmeye dahi gerek duymadan ve bir gerekçe göstermeden, İstanbul Üniversitesi bünyesinde olan İletişim Fakültemiz de dahil olmak üzere bir kısım fakülte ve yüksek okulları İÜ ailesinden kopararak, farklı bir isimle, yeni kurulacak bir üniversiteye bağlama teklifini, görüşülmek üzere Meclis’e gönderdi. Meclis ilgili komisyonunda yapılan tartışmalar sonucunda YÖK’ün İstanbul Üniversitesini bölme kararı komisyondan geçti ve genel kurulda tartışılmak üzere Meclis’e gönderildi. Bu yeni taslakta görüldü ki İşletme Fakültesi ve İletişim Fakültesi İÜ’de kalmış.  İÜ bir ailedir, bölünme ile hiç bir birimimizin bizden alınarak, farklı bir isim altında yeni bir üniversiteye bağlanmasını kabul etmeyiz.

Demokrasilerde, bu tarz hareketler gerekçeleri ile gerekli muhataplarla tartışılır, toplumsal ve hukuki meşruiyet sağlandıktan sonra uygulanır. Süreç bu şekilde işlemedi, eğitim öğretim hizmetini gerçekleştiren biz öğretim üyeleri ve öğrenciler sosyal medyadan duyduk haberi. Üniversitemizi gerekçe göstermeden bölüp, bazı eğitim birimlerimizi ailemizden kopararak, yeni bir isimle, yeni kurulacak bir üniversiteye devretmek, köklü kimliğimizi ve tarihi yok etmek demektir.

Söz konusu karar; demokratik olmayan bir hareket olduğu gibi, böylesine zengin bir tarihi ve ulusal ve uluslararası çapta marka olan İstanbul Üniversitesinin entelektüel sermayesini de yok etmektedir. Kararın insani boyutu yoktur.  Karar, öğrencilerimiz ve aileleri, öğretim üyeleri ve idari personel için de ciddi bir travmadır.

Bu kararı eleştirmeye ve aktif demokratik tepkimizi vermeye devam edeceğiz.

Neden ülkenin en iyi eğitimini veren bu üniversiteler bölünmek isteniyor? Yeni üniversite ihtiyacı mı var?

Bizlerle paylaşılan bir gerekçe olmadığından, nedeni ben bilemem, buradaki muhatabınız YÖK’tür.

Son olarak edindiğimiz bilgiler sonucunda birkaç fakültenin (iletişim fakültesi) bölünmesi konusunda geri adım atılmış. Fakat Cerrahpaşa gibi köklü bir fakültenin bölünmesi kesinleşmiş gibi görünüyor. Öğrencilerin de bu bölünmeye kesinlikle karşı olduğunu görmekteyiz. Peki bu bölünmelere karşın siz değerli akademisyenler neler yapacaksınız? Ne yapmayı düşünüyorsunuz?

Az önce de ifade ettiğim gibi ilk taslak kararda İÜ ailesinden koparılmış olduğu görülen İletişim Fakültesi değiştirilmiş son taslakta İÜ bünyesinde bırakılmış. Ancak ulusal ve uluslararası çapta gururumuz olan köklü Cerrahpaşa Tıp Fakültemiz ve bazı fakülte, yüksek okul ve enstitülerimizin, bizden koparılarak, yeni bir isimle başka bir üniversite çatısı altına alınmasını kabul edemeyiz.Sürecin başından beri, demokratik tepkisini,  kendine yakışır demokratik usullerle veren hepsi birbirinden değerli, iletişim fakültesinin pırıl pırıl öğrencileri, sevgili öğrencilerimiz ile birlikte bölünme karşıtı tepkimizi vermeye devam edeceğiz.

 

Çetin Hozan GÜR

Muhabir, Editör ve Bölge Muhabirliği Projesi Genel Koordinatörü

(İstanbul Üniversitesi Gazetecilik bölümü mezunu / OHO 2017 Katılımcısı)

Diğer haberleri:

http://www.bolgemuhabirligi.com/bolge-muhabirligi-projesi-baslarken/

http://www.bolgemuhabirligi.com/bianetten-biaokul-projesi/

http://www.bolgemuhabirligi.com/sumbulun-eteklerinde-bir-yasam-hakkari-1/

http://www.bolgemuhabirligi.com/bir-gazetecilik-oykusu/

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.