Sokaktan ‘Sanal Gerçekliğe’

Çocuk olmak oyun oynamak demektir, öğrenmek ve keşfetmek demektir.Günümüzde çocuklar, oyun oynadıkları sürenin çoğunu dijitalde geçiriyorlar. Eskiden oyunların temel alanı dış dünya ve sokakken, artık bu alanı dijital dünya ve sanal gerçeklik ikame ediyor.

Teknolojinin her geçen gün hızla ilerlemesi, şehirleşme ve oyun alanlarının yetersizliği gibi nedenler çocukların oyun oynama ve sosyalleşme alışkanlıklarını değiştirmiştir. Zamanla geleneksel oyunların yerini bilgisayar ve internet yoluyla oynanan dijital oyunlar almıştır. Şimdilerde gençlerin dijital oyunlara, geleneksel oyunlardan daha fazla rağbet ettiği söylenebilir.

Dijital Oyun Türleri

Dijital oyun endüstrisi bugün dünyada 24,75 milyar dolar bütçesi ile medya dünyasının önemli bir bölümünü oluşturmakta ve bir milyarın üzerinde kullanıcısı bulunmaktadır. Özellikle 90’lı yıllardan sonra farklı türlerde dijital oyunlar üretilmiştir. Bugün oyuncu tercihleri doğrultusunda şekillenmiş çok sayıda ve farklı türde oyun bulunmaktadır. Kesin bir görüş birliği olmamakla birlikte taktik, yap boz, macera, aksiyon, spor, rol yapma ve simülasyon olmak üzere yedi oyun türü belirlenmiştir. Eğlence Yazılımları Birliği (Entertainment Software Association-ESA) piyasa araştırmasına göre 2013 yılında en fazla satılan oyunların % 38’ini taktik oyunları, %31,9’unu ise aksiyon oyunları oluşturmuştur.

Dijital Oyun Bağımlılığı Ne Demektir?

Dijital oyunların kullanıcılar üzerindeki en önemli etkisi, psikolojik ve fizyolojik bağımlılık boyutudur. Dijital oyun bağımlılığı; sosyal veya duygusal sorunlara neden olduğu halde, kişinin bilgisayar ya da video oyunlarını aşırı şekilde kullanması ve bu aşırı kullanımı kontrol edememesi şeklinde tanımlanabilir.Dijital oyun bağımlılığı kavramı, oyunda geçirilen süreden ziyade, ortaya çıkan olumsuz sonuçları ifade etmektedir.

Oyunların Yararlı ve Zararlı Boyutları

Uzmanlar, bazı dijital oyunların eğitim materyalleri gibi görsel becerileri ya da muhakeme gücünü artırarak çeşitli faydalar sağlayabileceğini belirtiyor. Ancak bu faydaların yanı sıra bu cihazlarla gerektiğinden fazla vakit geçirmenin çocuklarınüzerinde fiziksel, psikolojik ve sosyal sakıncalar yarattığı da bir gerçek. Dijital oyunlar oynayarak geçirilen uzun saatler, ailesel ve sosyal çevreden kopan çocuğu yalnızlığa, depresyona ya da kaygı bozukluğu gibi rahatsızlıklara itebiliyor. Tabiki her şey bununla da sınırlı değil.Özellikle şiddet içeren oyunların, çocukları şiddete yönlendirmede etkili olduğu, kaybetmeye toleransı olmayan ve toplumsal kuralları yıkmaya dönük nesillere yol açabileceği de tartışılan konular arasında yer alıyor.

Oyunlarda “İslamofobi” Tehlikesi

Şiddet dışında dijital oyunlar, cinsellik ve İslamofobi gibi bazı gizli tehlikeler de içermektedir. Özellikle Avrupa ülkelerinde giderek artan İslamofobinin dijital oyunlar yoluyla da devam ettiği görülmektedir. İslamofobik oyunlarda, ses ve görüntü içerikleriyle İslam düşmanlığı yapılmaktadır.

Aileler Ne Yapmalı?

Çevrimiçi (Online) veya çevrimdışı (Offline) bütün dijital oyunlarda, ilk düşünülmesi gereken oyunun çocuğun yaşına uygun olup olmadığıdır. Ailenin oyun hakkında bilgi sahibi olması bu açıdan çok önemlidir. Eğer oyun aile tarafından yasaklanacaksa en önemli gerekçe, oyunun çocuğun yaşına uygun olmadığı gerekçesi olmalıdır. Kan, şiddet, cinsel içerik, küfür gibi olumsuz içerikler barındıran oyunlar kişileri olumsuz yönde etkilediği için yasaklanabiliyor ya da belirli sınırlamalara tabi tutuluyor. Uluslararası oyun derecelendirme kuruluşları (PEGI, ESRB) da başta bu kıstaslar olmak üzere birçok kıstası göz önünde bulundurarak oyunları hangi yaşa uygun olduğu veya olmadığı yönünde bir derecelendirmeye tabi tutuyor.

Öncelikle ailenin, çocuğunun oynadığı oyun hakkında yeterli bilgiye sahip olması, barındırdığı içerik açısından yaşına uygun olup olmadığını bilmesi gerekiyor. Sonraki aşamada da çocuğun oyun konusunda fikrinin alınması, bu oyunu oynamaya neden ihtiyaç duyduğunun çok iyi anlaşılması gerekiyor. Eğer oyunun çocuğunuza zararlı olduğunu düşünüyorsanız, neden zararlı olduğuna çocuğunuzu ikna etmeniz gerekiyor. Oyunu doğrudan yasaklamak yerine bu yolu takip etmek ve bu konuda çocukla birlikte karar vermek ensağlıklı yöntem olarak karşımıza çıkmakta. Zaten uzmanlar da yasağın kesin bir çözüm olmadığını söylüyorlar.

Muhabir: Pınar Kızıltaş (Mersin)

Diğer Haberleri:

 https://www.bolgemuhabirligi.com/goz-merkezciliginde-kadin-bedeni/

https://www.bolgemuhabirligi.com/mersin-sebze-halinde-bir-gun/

http://www.bolgemuhabirligi.com/turkiyede-nufus/

http://www.bolgemuhabirligi.com/mersinde-yasayan-son-yorukler-sarikecililer/

https://www.bolgemuhabirligi.com/dijital-medya-gazetecilik-icin-bir-firsat-mi-tehdit-mi/

https://www.bolgemuhabirligi.com/sosyal-medyanin-hayatimizdaki-yeri-tam-olarak-nerede/

https://www.bolgemuhabirligi.com/meude-ii-kore-kultur-gunu/

https://www.bolgemuhabirligi.com/multeci-haklari-icin-medya-ve-sivil-toplum-igam-el-ele/

https://www.bolgemuhabirligi.com/kadinlar-gunu-ve-tarihcesi/

https://www.bolgemuhabirligi.com/57-yasinda-bolum-birincisi-muslum-kaya/

https://www.bolgemuhabirligi.com/parami-yonetebiliyorum-projesi-ogrencilerle-bulustu/

Kaynak:http://www.guvenliweb.org.tr/blog-detay/dijital-oyunlar-ve-biz

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.




This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.