7 Soruda Suruç Katliamı Davası

Suruç’ta 33 kişinin hayatını kaybettiği katliamın 3. yıldönümü. Şimdiye kadar arpa boyu yol alınamayan dava sürecini 7 soruda derledik.

Urfa’nın Suruç ilçesinde 20 Temmuz 2015 tarihinde IŞİD tarafından gerçekleştirilen canlı bomba saldırısında 33 kişi hayatını kaybetmiş, 100’den fazla kişi de yaralanmıştı. Katliamın üzerinden 18 ay geçtikten sonra iddianame hazırlanırken, 21 ay sonra ilk duruşması görülmüştü.

Mağdur aileler ve avukatların tüm ısrarlarına rağmen davada yargılanan sanık bir türlü duruşmalara getirilmedi. Katliamı organize ettiği belirtilen Yakup Şahin’in, Gar Katliamı’nın da sorumlularından biri olduğu ortaya çıktı. Katliamın failleri olarak canlı bomba Abdurrahman Alagöz, 10 Ekim Katliamı’nı da organize ettikleri ancak Antep’teki bir hücre evi baskınında kendilerini patlattıkları öne sürülen Yunus Durmaz ve Halil İbrahim Durgun ile firari olduğu belirtilen Deniz Büyükçelebi ve İlhami Balı gösterildi. Bu yüzden davanın yargılanan tek sanığı Yakup Şahin oldu. Bugüne kadar beş duruşmanın görüldüğü davada bir yol alınamadı.

Artı Gerçek katliamın üçüncü yıldönümünde 2017 yılında görülmeye başlanan dava sürecini derledi.

1- Ne olmuştu?

20 Temmuz 2015’te Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu’nun (SGDF) çağrısıyla Kobanê’ye oyuncak ve insani yardım malzemeleri götürmek için Suruç’a gelenler gerekli izinler alınıncaya kadar Amara Kültür Merkezi’nde bekledi. Kültür merkezi önünde yapılan basın açıklaması sırasında bir IŞİD’linin üzerindeki canlı bombayı patlatması sonucu 33 kişi yaşamını yitirdi, çok sayıda insan yaralandı. Katliamla ilgili açılan soruştumaya üç gün sonra “Dosyada bulunan belgelerin incelenmesinin soruşturmanın amacını tehlikeye düşüreceği” gerekçesiyle gizlilik kararı getirildi.

2- İddianamede kaç sanık var?

Katliamdan 18 ay sonra Urfa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 213 sayfalık iddianamede, biri başka suçtan tutuklu IŞİD üyesi olduğu belirtilen 3 kişi hakkında toplam 104’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. İddianamede bombalı saldırıyı gerçekleştiren kişinin incelenen deliller, kamera kayıtları ve teşhis yapılması sonucu IŞİD’li Abdurrahman Alagöz olduğu belirlendi. İddianamede katliamın failleri olarak canlı bomba Abdurrahman Alagöz, 10 Ekim Katliamı’nı da organize ettikleri ancak Antep’teki bir hücre evi baskınında kendilerini patlattıkları öne sürülen Yunus Durmaz ve Halil İbrahim Durgun ile Garı Katliamı davası sanıklarından Yakup Şahin ve firari olduğu belirtilen Deniz Büyükçelebi ile İlhami Balı gösterildi. Bu yüzden davada yargılanan tek sanık Yakup Şahin oldu.

3- Sanıklara hangi suçlamalar yöneltildi?

Sanıklar hakkında “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma, tasarlayarak ve yangın, su baskını, tahrip, batırma, bombalama ya da nükleer, biyolojik, kimyasal silah kullanarak öldürme’ suçlarından 34’er kez, ‘Tasarlayarak ve yangın, su baskını, tahrip, batırma, bombalama ya da nükleer, biyolojik, kimyasal silah kullanarak öldürmeye teşebbüs etme” suçlarından da 70’er defa olmak üzere TCK’nın ilgili maddeleri gereğince toplam 104’er kez ağırlaştırılmış hapis cezası istendi.

4- Davada tutuklu sanık var mı?  

Davada Yakup Şahin tutuklu olarak yargılanıyor.

5- İlk duruşma ne zaman başladı? Kaç duruşma görüldü?

Suruç Katliamı’na ilişkin dava 21 ay sonra 4 Mayıs 2017 Perşembe günü Hilvan Adliyesi Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Davanın tek tutuklu sanığı, Ankara Gar Katliamı davasından da tutuklu bulunan Yakup Şahin. Ancak 10 Ekim’de düzenlenen saldırı ile ilgili davanın aynı gün görülmesi nedeniyle Suruç Davası sanıksız başladı.

21 ay önce gerçekleşen katliamla ilgili daha önce haklarında soruşturma yürütülen 12 şüpheliden 3’ü farklı yerlerde canlı bomba olarak kendilerini patlattı. Mahkeme diğer şüpheliler hakkında ise delil yetersizliğinden ek koğuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Davayla ilgili şuana kadar beş duruşma görüldü. Altıncı duruşma 28 Ağustos tarihinde görülecek.

6- Duruşmalarda neler yaşandı?

4 Mayıs 2017 tarihli birinci duruşma: Duruşma katliamda yakınlarını kaybeden yurttaşların şikayet beyanlarıyla başladı. Katliamda yaşamını yitiren Cemil Yıldız’ın eşi Sultan Yıldız, “Yaralılarımız üzerine gaz atan, katliamı bildiği halde önlemeyen tüm kamu görevlilerinden şikayetçiyiz. İddianame katledilenleri terörist adletmişti. Burada ise duruşmaya gelen biz ailelere terörist muamelesi yapıldı” dedi.

14 Temmuz 2017 tarihli 2. duruşma: Sanık Yakup Şahin’in duruşmaya bizzat getirilmesine oy çokluğu ile karar verildi. Yaklaşık 45 dakikalık aranın ardından mahkeme heyeti, avukatların, sanığın sorgusunun mahkemede yapılması talebini, mahkeme başkanının karşı oyu ile kabul etti. Mahkeme başkanı, karşı oy gerekçesinde SEGBİS sisteminin yüz yüzelik ilkesine aykırı olmadığını belirtti.

13 Kasım 2017 tarihli 3. duruşma: Suruç Katliamı Davası’nın tutuklu tek sanığı üçüncü duruşmaya da getirilmedi; tüm talepleri reddedilen aileler salonu terketti.

8 Şubat 2018 tarihli 4. duruşma: Ankara davası sanığı olan Metin Akaltın’ın SEGBİS’le tanık sıfatıyla ifadesi alındı. Akaltın, “Niçin buradayım bilmiyorum. Çekilme hakkım var mı?” diye sordu. Avukatların sorularına yanıt vermeyeceğini söyleyen Akaltın, “Mahkeme sorarsa veririm” dedi. Yakup Şahin’i mahkemeden tanıdığını söyleyen Akaltın, kasap olduğunu ve Halil İbrahim Durgun’un da müşterisi olduğunu belirtti.

29 Mayıs 2018 tarihli 5. duruşma: Tutuklu yargılanan tek sanık olan Yakup Şahin, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldığı duruşmada, adalete güvenmediğini belirterek susma hakkını kullandı.

7- Katliamı önleyemeyen görevli polisler hakkında açılan dava var mı?

Suruç Katliamı’na ilişkin Ali Koçak ve Ahmet Oğuz Davarcı isimli iki polis hakkında “Görevi kötüye kullanma ve ihmal” suçlamasıyla dava açıldı. Suruç Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya Ali Koçak başka dosyadan tutuklu bulunduğu Kırşehir Cezaevi’nden SEGBİS ile bağlanırken, Ahmet Oğuz Davarcı ise katılmadı. Ahmet Oğuz Davarcı’nın ifadesi İstanbul’da talimatla dinlendi. Bir sonraki duruşma 21 Eylül tarihinde görülecek.

Suruç eski Emniyet Müdürü Mehmet Yapalıal hakkında görevi kötüye kullanmaktan dava açıldı. Yapalıal’a 7 bin 500 lira para cezası verildi.

KAYNAK : ARTI GERÇEK / RIFAT DOĞAN

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.




This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.